11. İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali

İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali, bu yıl “Dalgagıran Edebiyat” temasıyla 18 – 22 Nisan 2019 tarihleri arasında düzenlenecek. İTEF 2019 kapsamındaki etkinlikler İstanbul Şehir Üniversitesi Dragos Yerleşkesi, MEF Üniversitesi, Yapı Kredi bomontiada, Penguen Kitabevi ve KargArt olmak üzere beş farklı mekanda gerçekleştirilecek. 18 Nisan Perşembe saat 14.00’de İstanbul Şehir Üniversitesi Dragos Yerleşkesindeki Kelimelerden Köprü Kurmak: Çevirmenler Sahnede ve MEF Üniversitesindeki Çağdaş Bulgar Yazarları etkinlikleriyle başlayacak 11. İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali, 22 Nisan Pazartesi saat 21.30’da KargArt’taki Egri Janos Trio konseriyle sona erecek.

Okumaya devam et “11. İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali”

(3+1) Hüseyin Ahmet Çelik: Yazmasanız da olur

edebî blog’un zincir yazı dizisi 3+1‘in ilk ismi İtibar ve Muhayyel dergilerinin editörü, Sevinebilirsin Suâda İşte Yalnızız kitabının yazarı Hüseyin Ahmet Çelik. Çelik’ten Türk edebiyatının önemli isimleri Nuri Pakdil, Rasim Özdenören ve Sevinç Çokum‘un Yüz Yüze Buluşmalar – Yaşayan Edebiyat kitabında yer alan söyleşilerinden seçilmiş cümlelerinden yola çıkarak görüşlerini yazmasını istedik. Çelik, +1 olarak da İstanbul Öykü Festivalinin “Dergilerde Öykü ve Öykü Dergileri” oturumuna birlikte katıldığı Naime Erkovan‘ın konuşmasından bir bölümü yorumlamadı.

Okumaya devam et “(3+1) Hüseyin Ahmet Çelik: Yazmasanız da olur”

Nedim Gürsel: Yazmak biraz mazoşistçe bir iş

Lütfi Özgünaydın‘ın İFSAK’ta düzenlediği Fotoğraf Edebiyat Sohbetlerinin 22 Mart’taki konuğu Nedim Gürsel‘di. İlk hikâyesinin ve kitap tanıtım yazısının Vedat Günyol tarafından Yeni Ufuklar dergisinde yayımlanmasıyla edebiyata adım attığını söyleyen Gürsel, yazarlığına dair önemli ipuçlarından Yaşar Kemal ve Orhan Pamuk‘la ilişkisine, eserlerindeki şehir etkilerinden Nâzım Hikmet ile Yahya Kemal arasındaki alakaya kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Okumaya devam et “Nedim Gürsel: Yazmak biraz mazoşistçe bir iş”

Cemal Şakar: Telifle geçinen bir yazar olmak istemezdim.

Okuma durumum giderek artıyor, deli gibi okuyorum. Bunun psikolojik bir sorun olduğunu düşünüyorum. Artık dostlarım e-kitap yetiştiremez oldu. Bu okuma işi sosyal ilişkilerimi de olumsuz etkilemeye başladı. Bu, iyi bir gidiş değil.

Cemal Şakar

Kendisindeki okuma eyleminin geldiği noktayı bu sözlerle değerlendiren Cemal Şakar, Erhan Genç‘in Türk Edebiyatı Vakfında düzenlediği Nasıl Yazar Oldular?* söyleşisinin konuğuydu. Edebiyatla Kemal Tahir’in Yediçınar Yaylası romanını okuyunca tanıştığını anlatan Şakar, edebiyatçı olmanın temelinin okumak olduğunu ve okumadan yazar olunamayacağını söyledi.

Okumaya devam et “Cemal Şakar: Telifle geçinen bir yazar olmak istemezdim.”

Dergilerde öykü ve öykü dergileri

Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi çatısı altında gerçekleştirilen İstanbul Öykü Festivalinin ikinci günü son oturumunda öykü dergileri ve dergilerde yer alan öyküler konusu ele alındı. Oturum konuşmacılarından Hüseyin Ahmet Çelik, dergilerde ürün yayımlamaktan öykülere yer kalmadığı eleştirisinde bulunurken Naime Erkovan öykücülerin, öyküleri yayımlanır yayımlanmaz tanınacakları yönünde yanlış bir beklentiye düştüklerine bunun da gelişimlerini olumsuz etkilediğine dikkat çekti.

Okumaya devam et “Dergilerde öykü ve öykü dergileri”

Öykümüzün Hikâyesi

Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi tarafından ilk kez düzenlenen İstanbul Öykü Festivali‘nin ikinci günü Öykümüzün Hikâyesi oturumunda Köksal Alver “Hikâye Dinlemek”, Şaban Sağlık “Öykünün Evrensel Dili” üzerine bir konuşma gerçekleştirdi.

“Hikâye dinlemez, öykü okumazsan hangi esaslı kaynaktan uzak kalırız, benim asıl sorum bu.” diyen Köksal Alver, “Hikâye, insanın başından geçen, olan şeydir. Bütün bir insan hissiyatını derleyip toparlayan esrarlı bir türdür.” tanımlamasını yaparak konuşmasına şu sözlerle devam etti:

Okumaya devam et “Öykümüzün Hikâyesi”

Mario Levi: Ödül artık benim için bir kitabı yazabilmek

Mario Levi, 13 Mart Çarşamba akşamı İFSAK‘ta düzenlenen “Çekmecelerdeki Atılamayan Fotoğraflar” temalı edebiyat söyleşisinin konuğuydu. Levi, yeni romanı Bir Cuma Rüzgârı Kadıköy hakkında bilgiler verirken yazarlığı, yazma süreci ve fotoğrafla olan ilişkisine dair önemli ayrıntılar da paylaştı. 7 ciltlik roman serisinin ilki olan Bir Cuma Rüzgârı Kadıköy’ün devamında gelecek üç romanın hazır olduğu müjdesini veren usta yazar, yeni romanındaki fotoğrafları rastgele çektiğini, fotoğrafların romandaki mekanlarla ilgili olduğunu ancak kurguyla ve olay örgüsüyle bağlantılı olarak çekilmediğini belirtti.

Okumaya devam et “Mario Levi: Ödül artık benim için bir kitabı yazabilmek”

Can Orhun: Kitapla ilgili en keyifli yolculuk, kitabı yazma süreci

Nisan 2016’da yayımlanan ilk romanı Yusuf’un Limanları ile edebiyat dünyasına adım atan Can Orhun, Kasım 2017’de ikinci romanı Ex-libris ya da Pertev Efendi’nin Olağanüstü Yolculuğu‘nu yayımladı. Şu sıralar üçüncü romanının hazırlığında olan Orhun’la onu yazmaya iten sebepler ve son romanı Ex-libris ya da Pertev Efendi’nin Olağanüstü Yolculuğu üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Okumaya devam et “Can Orhun: Kitapla ilgili en keyifli yolculuk, kitabı yazma süreci”

Haydar Ergülen: Dünyaya okumak için gelmiş gibiyim

Fotoğraf sanatçısı Lütfi Özgünaydın tarafından İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneğinde (İFSAK) her ay düzenlenen İFSAK Edebiyat Fotoğraf Sohbetlerinin 12. konuğu Haydar Ergülen‘di.

Kendisini şiirin patronu değil şiirin yazarı olarak adlandıran Ergülen, söyleşi boyunca okuma alışkanlığında babasının ve dayısının çok etkili olduğunu, köy enstitüsü mezunu öğretmenlerden eğitim aldığını; eserlerinin yazılma sürecini ve edebiyat dünyasında yer alış hikâyesini anlattı.

Okumaya devam et “Haydar Ergülen: Dünyaya okumak için gelmiş gibiyim”